Çalışma masasını her akşam sıfırlama alışkanlığı
Masayı her akşam boşaltıp yarınki işi tek bir tepside bırakmanın on dakikalık hali.
Sabah masaya oturduğunuzda dünkü fincan, açık defter ve şarj kablosu sizi karşılar. İşe başlamadan önce yarım saat toplarsınız. Akşam on dakika ayırmak, sabahki yarım saati geri verir. Sıfırlamak, masayı müzedeki gibi boşaltmak değildir. Yarın sabah elinize alacağınız tek şeyi bırakıp gerisini yerine koymaktır.
Masada ne kalabilir
Kalemlik, lamba ve bilgisayar kalabilir. Bunlar her gün aynı yerde durur, karar gerektirmez. Bunun dışındaki kâğıt, fincan, şarj ve atıştırmalık masada yatmaz. Bir tepsi ya da tek dosya, yarın bakılacak kâğıdı taşır. Tepsi dolunca o da masa sayılır; içinde üç dört sayfadan fazlası varsa evrak başka yere gitmelidir.
Kabloyu masanın kenarından sarkıtmak, sabah ilk işin dolanmak olmasına yol açar. Kablo düzeni yazısındaki gibi şarjın yeri belli olsun. Akşam kabloyu o yere asın, telefonu orada bırakın. Yarın aramak, gece yarısı yastığın altında kalan telefonu aramaktan daha kısadır.
On dakikanın sırası
Önce bulaşık ve çöp çıkar. Fincan, tabak ve peçete masada sabahlarsa leke kurur. Sonra kâğıt: imzalanacak, okunacak ve çöpe gidecek diye üçe ayırın. Çöpe gidecek olan o akşam gider. Okunacak olan tepsiye girer. İmzalanacak olan, kalemin yanında tek sayfa olarak durur.
Ardından yüzey silinir. Islak bezle ekranı ve klavyeyi boğmayın. Kuru bir bez, kırıntı ve toz için yeter. Leke varsa bez az nemli olsun, su masanın birleşim yerine akmasın. Bu tur, haftalık on beş dakikalık düzen ile çelişmez. O tur evi dolaşır, bu tur yalnızca masayı kapatır. İkisini aynı akşama yığarsanız ikisi de yarım kalır.
Yarınki işi görünür bırakın
Sıfırlanan masa, boş masa demek değildir. Yarın ilk bakacağınız dosya tepside, kapalı ve tek parça durur. Üstüne başka kâğıt konmaz. Sabah ne yapacağınızı aramak, işe geç başlamanıza yeter. Dosyanın adı dışarıda yazıyorsa açıp bakmanıza da gerek kalmaz.
Bitmemiş işi masanın ortasına yaymak, bitmiş gibi hissettirmez. Yarım sayfayı dosyaya koyup tepsiye kaldırmak, yarım işi kaybetmez. Kaybeden, sayfayı açık bırakıp üstüne fincan koymaktır. Leke ve kayıp kâğıt, ertesi günün ilk sürprizi olur.
Ortak masadaysanız kendi tepsiniz ayrı olsun. Evdeki herkesin kâğıdı aynı yığına girerse akşam turu kavgaya döner. Tepsinin sahibi belli olsun. Misafir kalemi ve çocuk boyası da kendi kutusuna girsin, sizin dosyanızın altına kaçmasın.
Masayı depo yapmamak
Çekmece, masanın görünmeyen ikizidir. Akşam üstü temizleyip her şeyi çekmeceye süpürmek, dağınıklığı bir karış aşağı indirir. Çekmecede kalem, kâğıt ve tek bir küçük kutu durabilir. Yedek kablo, bozuk alet ve eski fatura oraya birikmesin. Ayda bir çekmeceyi de aynı on dakikaya ekleyin. Her akşam değil.
Masanın üstüne yedek kitap, ütü ve alışveriş poşeti çıkarmak da aynı hatadır. Bu parçaların yeri başka odadadır. Masa, oturulan yüzeydir. Üstü rafla kapanmış, altı koli dolu bir masa, sıfırlansa da nefes almaz. Koliyi yere indirmek, silmekten önce gelir.
Işığı kapatmadan önce tepsiye bir bakın. Yarınki tek iş orada mı, fincan mutfakta mı, kablo asılı mı? Üçü de olduysa masa kapanmıştır. Daha fazlasını o akşam kurcalamak, on dakikayı bir saate çıkarır ve alışkanlık ertesi gün başlar korkusuyla bırakılır.
Sık sorulan sorular
Her akşam şart mı? Masa her gün kullanılıyorsa evet, kısa bir tur yeter. Seyrek oturuyorsanız kullandığınız akşam kapatın. Haftada bir büyük temizlik, arada biriken fincanı geri getirmez.
Bilgisayarı da kaldırmalı mıyım? Hayır. Her gün aynı yerde duran bilgisayar ve lamba kalabilir. Kaldırılacak olan, o güne ait fincan, dağınık kâğıt ve ortada unutulan şarjdır.
Tepsi dolarsa ne olur? Tepsi ikinci bir masa olmuş demektir. İçinden çöpe gidecekleri çıkarın, gerisini evrak dosyasına alın. Tepside yalnızca yarın bakılacak kadar kâğıt kalsın.