Kitaplığı doldururken yapılan alan hataları
Kitapları tavana kadar dizmenin, yatay yığmanın ve rafı süsle boğmanın yer kaybettirdiği hatalar.
Kitaplık dolunca çözüm çoğu evde bir raf daha almaktır. Hâlbuki asıl yer, kitapların duruşunda ve rafta unutulan boşlukta kaybolur. Aynı genişlikte bir kitaplık, dik dizilince bir oda kitap alır, yatay yığılınca yarısı dışarı taşar. Hata, kitabı sevmemek değildir. Rafı bir depo gibi, kapağı olmayan bir sandık gibi doldurmaktır.
Tavana kadar dizmek
En üst rafa, merdivenle inen kitap koymak o kitabı raftan siler. Ayda bir bakılmaz, tozu alınmaz, ödünç de verilmez. Göz hizasının üstü hafif ve seyrek indirilen parçalar için kalsın. Ağır ansiklopedi ve sık açılan roman bel hizasına yakın dursun. Ağır yükün en üstte olması, raf tablasını da öne eğer.
Rafı ağzına kadar zorlamak, kapağı olmayan dolapta kapı çarpması gibidir. Kitaplar birbirini iter, öndeki öne düşer. Bir parmak pay bırakmak, hem kitabı çıkarmayı hem rafı silmeyi kolaylaştırır. Açık raf yazısında tozun neden hemen belli olduğunu konuştuk. Kitaplık da açık raftır; pay bırakılmazsa silinecek aralık kalmaz.
Yalnızca yatay yığmak
Birkaç kitabı yatay koymak, yığına duruş verir ve devrilen ucu tutar. Bütün rafı yatay yapmak ise yüksekliği boşa harcar. Yatay kitap, dik kitabın kapladığı yerin katını ister. Üst üste beşten fazla yatay kitap, alttakinin kapağını ezer ve tozunu görünmez kılar.
Diziyi bir arada tutmak güzeldir, ama dizinin yarısı yatay yarısı dikse göz yorulur. Aynı yazarı ya da aynı boyu yan yana getirin. Çok büyük albüm, ince şiirin yanında devrilir. Büyük boy kitap alt rafa, ince kitap göz hizasına gelsin. Albümü dik koymak olmuyorsa tek başına yatay dursun, üstüne üç roman bindirilmesin.
Rafı kitap olmayan şeyle boğmak
Çerçeve, mum, bitki ve hatıra bileti kitabı öne iter. Bir rafta bir tek süs yeter. Her gözde bir biblo olursa kitap ikinci plana düşer ve toz işi ikiye katlanır. Bitkinin saksı suyu kapağa damlıyorsa bitkiyi kitaplıktan uzak tutun. Nem, kâğıdın dalgasını bozar.
Evrak, dergi ve açılmamış koli kitaplığa girince raf kütüphane olmaktan çıkar. Dergiyi birkaç ay saklayacaksanız ayrı bir kutu yeter. Evrak düzeni kâğıt yığınını zaten başka yere alır. Kitaplığın işi, okunan ya da okunacak kitabı ayakta tutmaktır. Koli bandı ve yedek ampul burada yer kapmamalıdır.
Okunmayan sırayı ayırmak
Her kitabı aynı rafta tutmak zorunda değilsiniz. Elinizden çıkarmakta zorlandığınız ama yıllardır açmadığınız sırayı bir kutuya alın. Kutu, çöpe atmak değildir. Bir süre görünmez olur, aramazsanız evde durmasına gerek kalmaz. Kararı o anda vermek zorsa kutu aceleyi keser.
Ödünç verilen kitabı rafta boşluk olarak bırakmayın. Küçük bir not, kime gittiğini söylesin. Not yoksa ay sonra o kitabı yeniden alırsınız. Aynı kitabın iki kopyası yan yana duruyorsa birini ayırın. İkisi de sık okunmuyorsa yer, ikinci kopyaya yazıktır.
Kitabı güneş vuran pencerenin önüne sırtı dışarı dizmeyin. Işık sırtı solar, kapak dalgalanır. Perde ya da kapalı bir göz, çok sevdiğiniz cildi yorar. Güneş alan duvar, kitaplıktan çok bitki ya da boş duvar olarak kalsın.
Sık sorulan sorular
Kitaplar sıkışık dizilirse daha mı düzenli durur? Sıkışık raf, kitabı çıkarmayı zorlaştırır ve toz alınamaz. Bir parmak pay, dağınık görünmez. Dağınık görüntü çoğu zaman paydan değil, yatay yığın ve biblo kalabalığından gelir.
Hepsini aynı boyda dizmek şart mı? Şart değil. Yakın boyları yan yana getirmek rafın ön çizgisini sakinleştirir. Tek bir büyük albümü zorla ortaya sıkıştırmak, komşularını eğer.
Okumadığım kitabı hemen çıkarmalı mıyım? Hemen değil. Ayrı bir kutuda bir süre tutun. Aramazsanız yerini günlük kullandığınız kitaplara bırakın. Rafta duran her kitap, gerçekten duran bir kitabın yerini tutar.