İleride lazım olur diye biriktirmenin bedeli
İleride lazım olur diye tutulan kutunun yer, arama ve kullanılmayan yedek olarak çıkardığı bedel.
İleride lazım olur cümlesi, evdeki en kalabalık raftır. Yer tutar, aradığınız parçayı gizler ve yıllar sonra aynı vidayı yeniden aldırtır. Saklamak kötü değildir. Ne olduğunu bilmediğiniz, hiç aramadığınız ve yerine koyacak yeriniz olmayan şeyi saklamak yer kaybıdır. Bu ayrım yapılmadan dolap, iyi niyetli bir depo olur.
Bir kez kullanılan ile hiç kullanılmayan
Geçen yıl gerçekten aradığınız yedek düğme, yedektir. On yıldır açılmayan üç şarj kablosu, yedek değil yığındır. Kutuyu tezgaha indirin ve tek soru sorun: bunu geçen yıl elime aldım mı? Almadıysanız bir ay ayrı bir kutuda tutun. O ay da aramazsanız evde durmasına gerek yoktur. Bu bir yasa değil, kararın aceleye gelmemesi için konan bir denemedir.
Eşyalar neden dağılır yazısında yerin dolu olması, dönüş yolunu keser. İleride lazım olur kutusu tam da o dolu yerdir. Yeni alınan eşya girecek raf bulamaz, tezgahta kalır. Tezgah dağılır, siz de yeniden toplarsınız.
Aynı parçadan üç tane varsa birini tutun. Üçüncü makas, birincisi kaybolduğunda değil, birincisi zaten çekmecede dururken alınmıştır. Kaybolan parçayı saklanan yığın büyütmez, yerini belli etmek buldurur.
Duygusal parça ile işe yarayan parça
Annenizin fincanı ile kırık ütü aynı cümlede saklanmaz. Fincanın yeri bir raf ya da bir kutu olabilir, adı da belli olur. Kırık ütünün duygusu yoktur, yalnızca fişi vardır. Atmadan önce tamir listesine girmeyen, kıvılcım çıkaran ya da parçası bulunmayan alet vedalaşabilir. Onu duygusal kutusuna koymak, fincanın da yanında ezilmesine yol açar.
Fotoğraf, mektup ve çocuk çizimini bozuk kabloyla aynı koliye atmayın. Koli açılmayacak kadar karışıksa güzel parça da kaybolur. Kâğıt ayrı, alet ayrı, kumaş ayrı olsun. Karışık koli, ileride açarım vaadidir ve çoğu evde açılmaz.
Hediye duruyor diye kullanılmayan servis takımını yıllarca üst rafta tutmak zorunda değilsiniz. Güzel ve az kullandığınız parçayı ara sıra sofraya indirin. Hiç inmiyorsa başkasına gidebilir. Saklamak sevgidir diye her kutuyu üst üste bindirmek sevgiyi toza çevirir.
Yer yoksa saklamak da yoktur
Bir parça ancak bir rafa sığıyorsa saklanmıştır. Sığmıyorsa holde, yatak altında ve koli kulesinde kaybolmuştur. Yeni koli almak, bu kaybı etiketli hale getirir. Etiket, içini seçmeden yazılırsa yine kayıptır. Önce çıkarın, sonra kalanı etiketleyin.
Kiralık evde ve küçük odada bu sınır daha keskindir. Duvarlar genişlemeyecekse eşya azalır. Azaltmak, her gün kullandığınız tencereyi atmak değildir. Hiç pişirmeden duran ikinci geniş kabı ve üç boş kavanoz kapağını çıkarmaktır. Kapak, kavanozsuz saklanmaz.
Başkasının ileride lazım olur kutusu size gelmesin. Aileden devralınan koli kapıda açılır. İçinden birkaç parça seçilir, gerisi aynı gün dağılır. Eve giren kapalı koli, sizin gelecekteki pazar gününüzdür.
Çıkarınca nereye gideceği
Çöpe gidecek, tamire bakılacak ve başkasına verilecek diye üçe ayırın. Üçüncüyü ayırıp aylarca holde bekletmek, kutunun yerini değiştirmektir. Bir hafta içinde gitsin. Gitmiyorsa karar net değildir, yeniden bakın. Bekleyen poşet, koridoru depo yapar.
Sağlam ve temiz parçayı ihtiyacı olana vermek, çöpe atmadan yer açar. Kirli, kırık ve eksik parçayı hediye diye paketliyorsanız karşı taraf onu çöpe koyar. Dürüst veda, eksik vidayı söylemektir.
Sakladığınız gerçek yedekleri ise göz hizasında, az sayıda tutun. Ampul, düğme, bir şarj. On parça, yüz parçadan daha çok işe yarar çünkü bulunabilir. Bulunamayan yedek, olmayan yedektir.
Sık sorulan sorular
Hiçbir şeyi saklamamalı mıyım? Saklayın. Geçen yıl kullandığınız, yeri belli ve sayısı az olan parça yedektir. Hiç açılmayan karışık koli ise yer tutar. Ayrım, eşyayı sevmemek değildir.
Hepsini bir günde çıkarmak gerekir mi? Hayır. Bir raf, bir kutu yeter. Evi ortaya dökmek turu yarıda bırakır. Her ay bir köşe, holde kule olmaktan daha sakin bir tempodur.
Duygusal eşyayı nasıl ayırırım? Az ve adı belli bir kutuda tutun. Kırık alet ve kablo o kutuya girmez. Karışık koli açılmadığı için hem hatıra hem çöp birlikte kaybolur.