Küçük mutfakta baharat rafı nasıl kurulur
Göz hizasında duran, kapalı ve etiketli bir baharat rafını küçük mutfakta kurmanın sade yolu.
Baharat çekmecesi küçük mutfakta en çabuk taşan yerdir. Kekik ararken iki kapak yere düşer, etiketi silinmiş bir poşet tezgaha saçılır, kokusu çoktan gitmiş bir karışım rafta durur. Daha büyük bir baharatlık almak bu dağınıklığı çözmez. Önce gerçekten kullandığınız kadarını ayırmak, sonra o kadarını göz hizasına sığdırmak yeter.
Kullanmadığınızı raftan indirin
Bir akşam bütün baharatları tezgaha boşaltın. Her kabın kapağını açıp koklayın. Baharatın işi koku ve tattır; kokusu uçmuşsa yemeğe de katkısı kalmaz. Adı okunmuyor ve ne olduğu kestirilemiyorsa o kabı yemeklik rafa geri koymayın. Güçlü kokulu ama güvenmediğiniz artıkları yemeğe katmak yerine evden çıkarın. Temizlik suyuna dökmek de şart değil; kapalı bir torbada biriktirip çöpe vermek yeter.
Kalanları üçe ayırın. Her hafta açtıklarınız bir grup, ayda bir lazım olanlar ikinci grup, yılda bir iki kez kullanılanlar üçüncü grup olsun. Haftalık olanlar göz hizasında kalır. Aylık olanlar bir üst rafa çıkar. Seyrek kullanılanlar, örneğin yalnızca belirli bir tatlıda açılan tarçın çubuğu, derin bir kutuya girip kiler köşesine iner. Böylece günlük raf şişmez ve aradığınız şey üç kapağın ardında kaybolmaz.
Bu ayırma işini aceleyle yapmayın. Belki lazım olur diye her kabı geri koyarsanız raf eski haline döner. Karar vermekte zorlandığınız bir baharatı bir ay ayrı bir kutuda tutun. O ay içinde açmazsanız yemeklik rafın dışında kalır.
Kabı, kapağı ve etiketi birlikte seçin
Aynı boy cam kavanoz, karışık poşetten daha az yer kaplar ve devrilmez. Kapağın sıkı kapanması yeter; süslü kapak şart değildir. Işık gören bir rafta koyu cam ya da dolap içi daha uygundur. Açık rafta duran çekilmiş baharat ışıkta daha çabuk solar ve kokusunu yitirir.
Etiketi kapağın üstüne değil, gövdenin önüne yapıştırın. Kapak üstündeki yazı, üst üste dizilince okunmaz. Silinmeyen bir kalem kullanın. Etikette üç bilgi yeter: ad, kabı açtığınız tarih ve ürünün bütün mü yoksa çekilmiş mi olduğu. Marketten gelen son kullanma tarihini de mümkünse aktarın. Poşeti hemen boşaltmak zorunda değilsiniz. Poşet delik değilse ve az kullanıyorsanız, poşeti olduğu gibi küçük bir kutuya da koyabilirsiniz. Önemli olan ağzın kapalı kalması ve adın görünmesidir.
Kuru gıdalar için kurduğunuz kavanoz düzeni burada da işe yarar. Kuru gıda kavanoz düzeni yazısındaki aynı kap mantığı, baharatta daha küçük ölçek ister. Un ve bakliyat kavanozunu baharata ayırmayın; geniş kap, az ürünle yer boşa gider ve her açılışta daha çok hava alır.
Rafın yerini tezgaha göre seçin
Baharat, yemeğin piştiği yere yakın durmalı ama ocağın tam yanına yapışmamalıdır. Sürekli ısı ve buhar, özellikle öğütülmüş baharatı topaklaştırır. Ocakla tezgah arasındaki kısa bir duvar, kapı içindeki dar raf ya da tezgah altı çekmece bu iş için uygundur. Çekmece kullanacaksanız kavanozları yan yatırmak yerine alçak kaplar seçin. Kapaklar yukarı bakarsa içindeki görünür, el yordamıyla aramazsınız.
Çekmeceyi kaşık ve kapak düzeninden ayrı tutun. Çekmece içi düzen yazısında anlatılan bölmeler, baharat çekmecesinde de işe yarar. Bir göz tuz ve karabiber, bir göz yeşil otlar, bir göz tatlı baharatları olsun. Tuz nem çektiği için kendi kapağında kalsın; diğerlerinin içine devrilmesin. Tuzluğu her seferinde ıslak elle kapatmak da tanelerin birbirine yapışmasına yol açar.
Raf çok yüksekse merdiven aramak, baharatı tezgaha bırakmanıza neden olur. Çok alçaksa eğilmekten vazgeçersiniz ve poşet yine tezgahın köşesinde kalır. Göz hizası, kullanıp yerine koyma alışkanlığının tutunduğu yerdir.
Az çeşit, net yer
Küçük mutfakta yirmi çeşidi birden açıkta tutmak rafı kalabalık gösterir. Beşini her gün kullanıyorsanız yalnızca onları göz önünde bırakın. Yeni bir baharat aldığınızda bir eskisini alt kutuya indirin. Bu değiş tokuş, rafın yeniden şişmesini engeller. Kendi karışımınızı yapıyorsanız tek kavanozda tutun ve içine ne koyduğunuzu etikete yazın. Üç ay sonra kavanozun adı karışık olursa kimse dokunmaz, yer işgal eder.
Baharatı ıslak kaşıkla almayın. Islak kaşık, kavanozun içine su taşır ve toz topaklanır. Kuru bir ölçü kaşığı ya da kapağın kendi ölçeği yeter. Yemek bitince kapağı kapatıp kabı yerine koyun. Sonra kaldırırım diye tezgaha dizilen kavanozlar, ertesi sabahın dağınıklığıdır. Akşam bulaşığıyla birlikte baharatları da yerine koymak, ayrı bir temizlik seansı açmaz.
Misafir günü ya da bayram yemeği için çıkardığınız seyrek baharatları iş bitince alt kutuya geri verin. Onları zaten dışarıdaydı diye günlük rafa eklemek, bir ay sonra rafın yine taşmasına yol açar.
Sık sorulan sorular
Baharatı buzdolabına koymak iyi midir? Kuru baharatın çoğu serin, karanlık ve kapalı bir dolapta daha rahat durur. Buzdolabı nemli bir ortamdır; kapak tam kapanmazsa toz topaklanır. Taze ot ve bazı ezmeler ayrıdır, onlar için buzdolabı uygundur. Kapağı sıkı bir kaba koymadan rafa bırakmayın.
Aynı baharattan hem tane hem toz bulundurmalı mıyım? İkisini de sık kullanmıyorsanız birini seçin. Çekilmiş hali daha çabuk kokusunu yitirir. Az pişiriyorsanız tane ya da dal hali daha uzun dayanır; kullanmadan hemen önce havanda ezmek yeter. İkisini birden almak, iki kat yer ve iki kat unutulan kavanoz demektir.
Etiket silinirse ne yapmalı? Kapağı açıp koklayın ve emin olduğunuz adı yeniden yazın. Emin değilseniz yemeklik rafa geri koymayın. Tanımadığınız tozu yemeğe katmak, düzen kurmaktan daha büyük bir risktir. Şüpheli kabı evden çıkarmak en sade çözümdür.
Adımlar
- Tezgaha boşaltın: Bütün baharatları çıkarıp kokusu giden ve adı belirsiz olanları ayırın.
- Üçe bölün: Haftalık, aylık ve seyrek kullanılanları ayrı gruplayın.
- Kap ve etiket: Aynı boy kap kullanın, etiketi gövdenin önüne yazın.
- Yerini seçin: Ocağın buharından uzak, göz hizasında bir raf veya alçak çekmece belirleyin.
- Değiş tokuş: Yeni baharat alınca bir eskisini alt kutuya indirin.